Sunday, April 23, 2006

DERBİDEN SONRA ....((Ali Kırca gibi düşünenlerdenim ''şimdi hüzünler zamanı''))

Dün hepimiz hatta maçla pek aram olmayan ben bile bayagı bi heyecanlıydık...hatta öyleki hayatını maça adayan sinemcim için saatler bi türlü 19,00'ı göstermek bilmiyordu,bi haftadır onu bekliyoduk çogumuz....Ama ben Ali Kırca gibi düşünenlerdendimm''bütün bu yaşananların hüzünden başka varacagı bi menzil yoktu...öylekii sadece kaybedenler için değil kazananlar için bile son hüzünlüydü çünkü ömrünün son haftalarındaki bölümünü dünkü maç endeksleyenler,gecesini gündüzünü bir doksan dakikaya dolduranlar için bu sabahhtan itibaren yaşayacakları kocaman bir boşluk vardı...bütün gürültüler susmuş,bütün bayraklar indirilmiştir...hiçbir coşku ve heyecan dün akşamki kadar büyük olmayacaktır artıkk...yanii boşşşşş.....neyse iştee umarım anlatabilmişimdirr...
ama yinee futbol önemlii tabiii..ama abartanlarıı çok düşünsemde anlayamıyorum....
Neysee iştee ben tarafsızlardan sayılırım yaani herzaman bi bjk'li olarak gs'yi tutmuşumdur ama bu maçta tarafsız kaldım gibi ama yinee sankiii gs'yi tuttum gibi:))öff öyle bişi işte...neyse hak eden kazanmıştır umarım kiiii galba öyle çünkü fener o aksiliği yaşamamış olsaydı zaten şampiyondu...
ama hala anlamış değilim gs nası 4 gol yedi....(sinem lütfen bunu yazdıgım için kızma)
neyse iştee bi derbininde sonuna geldik başka bi derbide görüşmek üzere:))))
öffff bu aradaa fener biraz gıcık oldumm çünkü havaya girmişler hemen şimdi sıra bjk'ye geldi falan diyolarmışş...inşş bizi yenemezsiniz...bu aradaa galba gönlüm gs'den yanaydıı:((((

işteee hapishanemizin bahçesi.....(yinede özlicemm)



okulda, bahçe kantin sınıf üçlüsü içinde dönüp dolşıyoruz ve kesinlikle dışarı çıkmıoruz, ya hangi insan dayanır buna..nekadar güsel yada büyük olursa olsun okul, her insanın özgür olmak istediği zamanlar vardırr dimiii ama...mecburen kaçmaya teşvik etmiolarmı...??tabi devamsızlıkta tavan yaparım(17 gün)...
hocammmm duyun sesimi napcam ben yaaa sadece 3 günüm kaldı kaçabilecegim,psikolojik baskı deil de ne bu??

Friday, April 21, 2006

yeniden ben...

çokk uzun zamandır yzmıyordum blogumu tamamen silmiştim(hayal kırıklıgıyla biten bi olay sonucu)..ama şimdi çok güsel gidio herşey(aman nazar degmesin)...o yüzden blog yazmamda hiçbir sakınca yok..ayrıca çok az kişi bilicek adresimi_kiiii bu çok iii olucakkk önceki gibi HERKES yorum yapmıcak...
neyse bu süreçte??çok bişi olmadı desem yaln olbilir,ben azcık degiştim galbaa_yani herkesin dediğine göre(büyümüşüm galbaa:) artık sogukkanlı olabiliyorum bütün olaylarda,ya nebiliyim takmak gelmio...eee bi insan bu kadar çok şey yaşarsa kiiii bu şeyler öylee o bunu yaptı şu bunu dedi gibi saçma olaylar olmayıp gerçkten hayat denilen şeyin taakendisi oluncaa ister istemez başa çıkmayı ögreniosun...
ölenle ölünmediğini(kiii bazenn bi çok kişiyi birden kaybedebilirsinn)...DEGİŞTİREMİYECEGİMİZ BAZI GERÇEKLERİN OLDUGUNU VE KABULLENMEMİZ GEREKTİĞİNİ ve bazı şeyleri nekadar çok sevsende ona zarar verdiğini gördügünde ondan zor olsada vazgeçmen gerektiğini vs.....(neyse işte herkesin farkında oldugu klsik şeyler)
bu sürede en çok yaptıgım şey şüphesiz müzik dinlemekti...yni yeni insanlrla konuşmya başladım iyice baglantımı kesmiştim...cafe seçerken bile an az insanın oldugu cafeleri seçiodukk(şuu hiç bi amaacı olmayanların takıldıgını düşündügümm(sözüm meclisten dışarı) turuncu ve samanyoluylaa tamamen baglantımı kestimmm,hatta öylekii insanlra dayanamıoduumm oyüzden sınıftan bile çıkmıodum(veee harbi çok eglenceli geçio sınıfta kendi çapımızdaa takıldııkk bi süree)
zaten evdeki zamanımın çogudaa tel konuşmakla geçio...ÖFFF ÇOK SIKILDIM DU LARDAN...
neyse iştee bi de ankara gezisi var ama onu yazamıcam şimdi çokk zor gelioo(sinemin blogunda yazıo herşeyy zaten)

hayırlı olsun bakalım blogummm

Tuesday, April 18, 2006

ama......ama......yine ama...................


içimde bir his var ama...
güzel ama yapmasak...
oraları bilirim ama gelirim ama...fazla kalmasak.
gitsek ama varmasak...
yansak ama yakmasak...
bu aşk bizi götürür ama süründürür ama...
fazla takmasak.
soruları severim ama...cevaplarım ama...
sağlama yapmasak
bilsek böyle sormasak
gitsek ama varmasak...
yansak ama yakmasak...
gitsek öyle durmasak...

beynini küçümseme...

Beyin gücünüz inanılmazlığını gösteren, yaşanmış gerçek bir olay. Bu yazıdan sonra beyninizle asla dalga geçmeyeceksiniz, beyninizin gücüne inanacaksınız.
Nick, manevra sahasında çalışan güçlü, sağlıklı bir işçidir. Arkadaşlarıyla ilişkisi iyi ve işini tam yapan güvenilir bir adamdır. Ne var ki, acayip derecede motivasyonsuz ve kötümser biridir. Herşeyin kötüsünü bekler ve başına kötü şeyler geleceğinden korkar. Bir yaz günü tren işçileri ustabaşının doğum günü sebebiyle bir saat önce serbest bırakılırlar. Tamir için gelmiş olan ve manevra alanında bulunan bir soğutucu vagonun içine giren Nick, yanlışlıkla içeriden kapıyı kapatır. Kendini soğutucu vagona kilitler. Diğer işçiler Nick'in kendirinden önce çıktığını düşünürler. Nick kapıyı tekmeler, bağırır ama kimse duymaz. Duyanlar da bu tür seslerin devamlı geldiği bir ortamda oldukları için pek kulak asmazlar. Nick vagonda donarak öleceğinden korkmaya başlar. "Eğer buradan çıkamazsam, donacağım!" diye düşünür, içeride bulduğu yarısı yırtılmış bir kanon kutunun içine girer, titremeye başlar. Eline geçirdiği bir kâğıda da karısına ve ailesine son düşündüklerini yazar: "Çok soğuk, bedenim hissizleşmeye başladı. Bir uyuyabilsem! Bunlar benim son sözlerim olabilir." Ertesi gün soğutucu vagonun kapısını açan işçiler Nick'in donmuş bedenini bulurlar. Üzerinde yapılan otopsi onun donarak öldüğünü göstermektedir. Fakat bu olayı olağanüstü yapan, soğutucu vagonun soğutma motorunun çalışmıyor olmasıdır. Vagonun içindeki ısı 18 derecedir ve vagonda bol hava vardır. Nick'n korkusu ve kötümserliği, böyle bir sonuca yol açmıştır.